3. KÖPRÜNÜN YAPILMASI AMACIYLA ŞANTİYE ALANINA DÖNÜŞTÜRÜLMESİNE HAYIR!

İnsanlık tarihinin en değerli şehirlerinden İstanbulu cazibe merkezi yapan İstanbul Boğazı'nın tam ortasında eşsiz güzelliklere sahip 256 yıllık Küçüksu Mesire Yerimiz birinci ve ikinci boğaz köprülerinin yapımı esnasından ve İSKİ şantiyesi olarak kullanıldığı dönemde büyük tahribata uğramış bunun bedelini çok ağır ödemiştir. Padişahlarımızın, yabancı devlet adamlarının her fırsatta görmek için geldiği şairlere, bestekarlara, ressamlara ilham kaynağı olmuş, yağlı güreşlerin yapıldığı, bakır kazanlarla mısır şenliklerinin ve toplu sünnet düğünü törenlerinin düzenlendiği, genç, yaşlı herkesin akın ettiği Küçüksu günümüzde bile en gözde mesire yerlerinden biridir.
İstanbul'un işgal yıllarında düşman kuvvetlerinin tahrip etmeye kıyamadığı güzelliklerini, bilinçsiz ve cahil hırsların esiri olmuş yaklaşımların kirletmesi kullanılamayacak hale getirmesi bizleri derinden yaralamıştır. Tarihi Küçüksu Mesire Yerinin, doğal, tarihsel ve kültürel mirasımızın korunması amacıyla 2010 Avrupa Kültür Başkenti projeleri arasına alınması gereken bir dönemde ne yazık ki tekrar gündeme gelen 3. Boğaz köprüsünün montaj ve şantiyesinin burada yapılacağının haberlerini almış bulunmaktayız.
Bu bağlamda siz değerli İstanbul ve güzel anılarının paylaşmış semt halkı olarak bizlere desteğinizi esirgemeyeceğinizden emin olarak tarihi Küçüksu Mesire alanımızın 3. Köprünün yapımı için 3.defa şantiye alanı olark kullanılmasına, tahrip edilmesine HAYIR imza kampanyasını başlatıyoruz. 22 Mayıs 2010 tarihinde Küçüksu Çayırında yapacağımız halk piknik şenliğimize katılımınızı ve desteğinizi bekler, gerekli bilgileri http://www.facebook.com/anadoluhisarlilar grubundan ve web sayfamız http://www.anadoluhisariturizmkalkindirmadernegi.com adresimizden edinebilirsiniz.
Dernek Başkanı : Mustafa Babuz
Dernek Başkan Yrd.: Asım Özdemir
Dernek Başkan Yrd.: Aynur Yavaş
Dernek Gnl. Muhs. : Metin Yılmaz
Yön.Kur.Üyesi : S.Selim KIR
Dileriz ki Tarihi Küçüksu Mesire Yeri geleneksel kimliğine uygun olarak toplum yaşamına geri kazandırılır ve aynı zamanda ülkemizin yetkili makam ve kişileri adına Dünya insanlığı karşısında yüz aklığı belgesi olur.
